SÜT
SIĞIRCILIĞI
(Başa
Dön)
Sayın
üreticimiz; hayvancılık konusunda yapacağınız yatırımlarda
Bakanlığımızın sunduğu hizmetlerden yeterince yararlanabilmek
için taşrada Bakanlık İl ve İlçe Müdürlüklerimize merkezde
Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğümüzün ilgili
birimlerine baş vurmanız yeterli olacaktır.
Bakanlığımızca hazırlanan Hayvancılığın Desteklenmesi
Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı 10 Mayıs 2000 tarihli Resmi
Gazete’de yayınlanarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu
çalışmayla, hayvan ırkının ıslahı ve hayvancılığın temel
girdisi olan kaliteli kaba yem üretiminin artırılarak yem
açığının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Kararname
çerçevesinde:
1-Yem
bitkileri ekilişi yapanlar,
2-Hayvan
ıslahını daha etkili ve yaygın hale getirmek için sun’i
tohumlama yaptıranlar ile sun’i tohumlama ekibi kuranlar ve
3-Yurt
içinde yetiştirilen pedigrili veya sertifikalı damızlık gebe
düve satın alanlar desteklenmektedir.
A-Kuracağınız işletmeye yurt içinden alacağınız damızlık
düveler için verilen destekten yararlanabilmeniz için:
1-Damızlıkların mutlaka ilk yavruya gebe ve pedigrili veya
sertifikalı olması gerekmektedir. Aksi taktirde doğum yapmış
inekler ve kayıtsız düvelere destekleme pirimi ödenmemektedir.
2-Verilecek prim miktarı her yıl başında Bakanlığımızca tespit
edilerek teşkilatımıza tamimle duyurulmaktadır. Tespit edilen
damızlık fiyatları üzerinden pedigrili düvelere % 30,
sertifikalı düvelere %15 prim ödenmektedir. Bu oranlara göre
2001 yılı için 240 ile 120 Milyon TL olarak ödeme
öngörülmüştür.
B-
Kuracağınız işletmenin ihtiyacı olan damızlık gebe düveleri
yurt dışından temin etmeyi düşündüğünüz taktirde
Bakanlığımızca şartlı olarak izin verilmektedir.
Bunun
için:
1-En az
100 baş kapasiteli olmak üzere, barınak ve diğer yatırımların
tamamlamış olması,
2-Damızlık
düveleri 5 yıl süre ile satmayıp işletmesinde tutacağına dair
taahhütname ve banka teminat mektubu,
3-İşletmenin kapasite ve son durum raporu birlikte
Bakanlığımıza müracaat edilmesi halinde sağlık ve teknik
şartların uygun olduğu ülkelerden ithalat izni verilmektedir.
Bakanlığımızca çiftçiye doğrudan verilen herhangi bir kredi
bulunmamaktadır. Kredi talepleriniz için T.C. Ziraat
Bankasının ilgili şubelerine başvurup görüşmeniz
gerekmektedir.
Kredi
talebinizin değerlendirilebilmesi için talebiniz doğrultusunda
proje hazırlatıp İl Müdürlüklerimize baş vurmanız
gerekmektedir. İl Müdürlüğümüz teknik yönden projenin uygun
olup olmadığını inceledikten sonra uygun bulduğu projeyi
ilgili T.C. Ziraat Bankası şubesine intikal ettirecektir.
Talep edilen kredi miktarı İl yetkisini aştığı taktirde
projeleriniz Bakanlığımıza ve T.C. Ziraat Bankası Genel
Müdürlüğü’ne intikal edecek ve gerekli değerlendirme
yapılacaktır.
Yeni
olarak barınak yapmayı düşündüğünüz taktirde hangi bölgede ne
tip ahır -ağıl yapacağınız hususunda teşkilatımızdan bilgi
almanız yatırım masraflarınızı azaltacak ve zaman kaybınızı
önleyecektir.
SÜT
SIĞIRLARININ BESLENMESİ
(Başa
Dön)
Süt
ineklerinin yemlenmesinde en önemli nokta süt verimi, canlı
ağırlık ve sütteki yağ oranı göz önüne alınarak hesaplanan
günlük besin maddeleri altında yemleme yapılmamasıdır. Süt
veriminin normal seyretmesi verime göre yemlemeye bağlıdır.
İhtiyacın altında yemleme verim düşüklüğüne neden olacağı gibi
hayvanın sağlığının bozulmasına da neden olacaktır.Öte yandan
ihtiyacın üzerinde yemleme boşa harcanmış para
demektir.Yemlemede meydana gelecek aksaklıklar verim kaybına
neden olacağı gibi daha sonra normal yemlemeye geçilse dahi
süt verimi normale dönmeyebilir. Bu nedenle gelişme, gebelik,
süt verimi ve kuruda kalma dönemlerinde doğru besleme
yapılması üreticinin daima lehine olacaktır.
BUZAĞILARIN BAKIMI VE BESLEMESİ
(Başa
Dön)
Buzağının
temiz ve hijyenik bir ortamda doğması gerekir. Doğumdan sonra
anasının yalayıp kurutması gerekmektedir. Eğer bu
gerçekleşmezse temiz kuru bir bezle buzağının temizlenip
kurutulması gerekmektedir. Göbek kordonu tentürdiyotla
dezenfekte edildikten sonra buzağı bölümüne alınıp ağız sütü
içirilmelidir. Şayet anasından emzirilecekse memeler sabunlu
su ile iyice yıkandıktan sonra emme yaptırılmalıdır.
Ağız
sütünü doğumdan sonraki 1-2 sat içinde buzağı mutlaka
emmelidir. Ağız sütü içen buzağı sağlam yapılı ve sağlıklı
gelişir.Buzağı yemlemede temel prensip, temizlik ve
zamanlamadır.
-Buzağılara verilen süt buzağının vücut ağırlığının onda
birini geçmemelidir.
-Buzağıya
verilen süt 36 dereceye kadar ısıtılıp ondan sonra
içirilmelidir.
-Süt
kapları ve emzikler kullanıldıktan sonra iyice yıkanıp
temizlenmelidir.
-Aşırı süt
içirme hemen ishale sebep olabilir, ishal görüldüğünde süt
verilmeyip sadece ılık temiz su verilmelidir.
Buzağı
maması, diğer bir deyişle ikame süt kullanılmasında, ilk iki
hafta buzağı önce ağız sütünü daha sonra tam yağlı süt içmeli
ikinci haftadan sonra ikame süte başlamalıdır.
Bir aylık
buzağıya günde 700-900 gram buzağı başlangıç yemi verilmeli
ilerleyen günlerde yem tüketimi arzulanan seviyeye gelince
buzağı sütten kesilmelidir.
Buzağıya,
yeteri kadar buzağı başlangıç yemi tüketinceye kadar kaba yem
verilmemelidir. Gerekirse 8-10 haftalık yaşa kadar
beklenmelidir.
GEBE
İNEKLERİN BAKIM VE BESLEMESİ
(Başa
Dön)
Gebe
ineğin ilk aylarında özel bir bakım gerekmez. Aşırı besleme
fazla yarar getirmez ancak yetersiz besleme durumunda hayvan
zarar görür.Gebeliğin son 2-3 ayında diğer hayvanlardan
ayrılmalı ve yağlanmaya meydan verilmeyecek şekilde vücut
formunu koruyacak ve buzağının normal gelişmesini sağlayacak
şekilde kaliteli kaba yem ve ilave konsantre yemle
beslenmelidir.
Bu dönemde
yavru atma riskini azaltmak için bozuk, küflü ve gaz yapıcı
yemlerden ve aşırı soğuk su vermekten kaçınılmalıdır.
Hava
soğuksa doğumdan sonra ılık su verilmelidir. İneğin doğumu
müteakip hemen sağılması bazen süt hummasına neden olabilir bu
nedenle 3-4 gün ineğin sütü tamamen bitecek şekilde
sağılmamalıdır. Eğer inek yattığı yerden kalkamıyorsa
Veteriner Hekime baş vurulmalıdır.
SAĞMAL
İNEKLERİN BAKIM VE BESLEMESİ
(Başa
Dön)
Süt
ineklerinin günlük olarak yaşama payı için canlı
ağırlıklarının 1/40 ı kadar kuru kaba yeme ihtiyaçları
bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 500 Kg canlı ağırlıktaki bir
ineğin yıllık kuru kaba yem ihtiyacı 4 ton kuru yonca eş
değerindeki çeşitli kaba yemlerden oluşur. Bu kaba yemler kuru
veya sulu ( slaj) gibi yemlerden oluşabilir.
Yaşama
payını yediği kaba yemlerden sağlayan ineğin süt verimi için
ayrıca kesif yeme ihtiyacı bulunmaktadır. Vereceği her 2,5 Kg
süt için 1 Kg konsantre yeme ihtiyaç duyar. Süt ve yem
fiyatlarına göre yedirilecek yem ve elde edilecek süt çiftçi
tarafından ayarlanmalıdır. Ekonomik olmadığı taktirde fazla
yem yedirip süt almak çiftçinin zararına neden olur.
Karlı süt
sığırcılığında verime göre yeterli beslemenin yanında ucuza
üretilen yemlerle beslemekte önem arz etmektedir. Süt
sığırcılığında temel prensip kaba yem üretiminin işletme
arazilerinde üretilmesidir. Kaba yemin dışardan satın alınması
süt maliyetlerini yükselteceğinden çiftçinin zarar etmesine
neden olacaktır.
Süt
maliyetini düşürmek için sulu kaba yem olan slajı rasyonlarda
mutlaka kullanmak gerekir.
Sağmal
ineklerde gıdalardaki kokular kolayca süte geçtiğinden, kokulu
sulu yemler sağımdan sonra yedirilmelidir.
SIĞIR
BESİCİLİĞİ
(Başa
Dön)
Sığırların
et verimini artırmak için besi sığırcılığı yapılır.
Besicilikte başarılı olmak için , hayvanın ırkı, yaşı,
cinsiyeti, sağlığı ve görünüşü önemlidir.
Yerli
ırklarımızın besi kabiliyeti düşüktür. Yerli ırk sığırlarımız
kültür ırklarıyla melezlersek daha iyi sonuç alırız. Şarole
gibi etçi ırklar , Holstein ve Montofon gibi ırkların
melezlenmesinden elde edilen yavruların et tutma kabiliyetleri
fazladır. Besiye alınan sığırlar kapalı ahırlarda, açık sistem
ahırlarda yada merada beslenebilir. Genç hayvanlar yaşlılara
göre daha iyi besi tutarlar. Kültür ırkları; 1-1.5 yaşında,
yerli ırklar 2 yaşında besiye alınmalıdır.
Erkek
hayvanlar, enenmiş ve dişi hayvanlara göre daha iyi
beslenirler. Genellikle derin, geniş, uzun gövdeli, kısa
boyunlu, küçük başlı geniş ve düz sırtlı ve uzun sağrılı
hayvanlar besi için uygundur. Buna karşılık, hastalık dışında
zayıf kalmış hayvanlarda besi için tercih edilebilir. Besiye
alacağımız hayvanların ırk, yaş, cinsiyet ve ağırlık yönünden
aynı özellikte olması yapacağımız beside bize kolaylıklar
sağlar. Ayrıca besiye alınacak hayvanlar satın alındıktan
sonra 7-10 gün başka yerde tecrit edilmeli, iç ve dış parazit
yönünden mücadelenin yanı sıra aşılama, koruyucu tedavilere de
önem verilmeli ve bir veteriner hekimin yardımına
başvurulmalıdır. Ahıra alınan hayvanların bireysel
özelliklerini takip edebilmek için her birine kulak numarası
takılması, her birine ait verim kayıt defteri tutulması uygun
olur. Bu kayıt defterinde hayvanın sağlık durumu, işletmeye
geldiğinde ağırlığı, besi süresince göstermiş olduğu ağırlık
artışı gibi bilgiler yer almalıdır. Böylece hayvanları daha
iyi tanır gerekli işlemlerde daha başarılı olabiliriz. Besiye
alınan hayvanları belli periyotlarda örneğin ayda bir
ağırlıklarını ölçmeliyiz böylece besi tutmayanları ayırt
ederek boş yere besleme önlenmiş olur.
Beslenme;
Hayvanı beslemeye başlarken yeme alıştırmak gerekir. Bu amaçla
konsantre yemden azar azar arttırarak verilmelidir. Canlı
ağırlığın % 2-2,5 oranında kuru madde karşılığı yem tüketmesi
(kaba yem+fabrika yemi) gerekmektedir. Yem miktarı ve yemin ne
kadarı kaba ne kadarı kesif olacağı besi dönemine göre
değişir. Pratik olarak besi başında % 70 kaba , % 30 kesif
yem, daha sonraları % 30 kaba, % 70 kesif yem, semirtme
döneminde % 10-15 kaba, %85-90 kesif yem verilmesi gerekir.
Yaş pancar posası kullanılıyorsa canlı ağırlığın % 5’ini
geçmemelidir.
Besi
hayvanı 120 günden daha az sürede taze yem veya kesif yemle
besleniyorsa, buna kısa süreli besi denir. Besleme süresi
120-220 gün arasında olursa buna orta süreli besi denir.
Besleme süresi 220 günü geçerse buna da uzun süreli besi
denir.
Besiye
başlarken ne kadar süre de besi yapılacağı kararlaştırılıp ona
göre besiye başlanmalıdır. Besi sonunda süreyi uzatıp kar
azaltılmamalıdır.
Hayvanın
her 100 kilo canlı ağırlığı için 1,5-2 kilo taze veya kesif
yem verilir bu tür yemlemeye tam yemlemede denir. Bu tür
yemlemeye başlarken hayvanlar yeme yavaş yavaş
alıştırılmalıdır.10 gün sonra artık günlük yiyebilecekleri
kadar bu yemden verilir. Böyle bir beside hayvanın önünde
devamlı yem bulunur. Bu uygulamada ilk günlerde yem çok
tüketiliyor gibi görünse de sonradan hayvan ihtiyacı kadar yem
tüketir ve böylece hayvanlar çabucak et tutar.
Hayvanlar
kesim çağına geldikleri zaman et fiyatları istenilen seviyede
değil ise hayvanların besi durumlarını muhafaza etmek için
kısıtlı besleme uygulamadır. Sığır başına 1-3 kilo taze veya
kesif yem verilir.
Yemleme;
Günde 2-3 kez yemleme yapılır.İlk yemleme sabah erken, son
yemleme ise karanlık çökmeden yapılmalıdır. İkinci yemleme
yapılacaksa bu öğle üzeri yapılmalıdır.
Besiye
alınan hayvanlara verilecek rasyonda hayvanların günlük
protein, enerji ve diğer temel gıda ihtiyaçlarını karşılayacak
düzeyde, mümkün olduğunca çeşitli yemler bulunmalıdır. Bunlar
buğday, arpa, mısır, kepek, pamuk tohumu küspesi veya ayçiçeği
küspesi, kireç taşı, tuz, vitamin ve mineral karması olabilir.
Bu besin maddelerinden hangisi elde bulunuyor ise bir
Zooteknist Ziraat Mühendisi veya Veteriner Hekimin bilgisine
müracaat edilerek bunlara göre hayvanın ihtiyacı olan yem
rasyonu hazırlanır. Hayvan beslemede çok önemli yem silajdır.
Silaj ve diğer hasıl bitkilerin silajları da kullanılabilir.
Geniş
arazisi bulunmayan yetiştiriciler kesif yemin kaba yemden daha
ucuz olduğu durumlarda kesif yem besisi uygulayabilirler. Bu
tip beslemede bütün besi süresince yemlemede hayvanlara 1 kg.
civarında kuru ot yanı sıra sadece kesif yem verilebilir.
Besiye
alınan sığırlara kokuşmuş, küflenmiş yemler verilmemeli,
içirilen su da taze ve temiz olmalıdır.
BARINAK
SEÇİMİ
(Başa
Dön)
Sığır
yetiştiriciliğinde en önemli çevre koşullarında birisi
barınakların durumu ve uygun barınak tipi seçimidir. Bir
hayvancılık tesisi kurarken üretim yapmayı düşünülen yörede
üretilen ürünlerin (et-süt) uygun fiyatlarla ve kesintisiz
olarak her an satabilecekmiyiz ? sorusuna cevap verilmesi
gerekir. Bu soruya olumlu cevap verebiliyorsak ikinci aşamada
yeterli kapasite miktarı belirlemek gerekir. Bunun içinde
işletmenin yararlanacağı çayır mera varlığı ve kaba ve kesif
yem üretim olanakları göz önünde bulundurulmalı, kapasite buna
göre belirlenmelidir. Bir işletmenin giderlerinin % 65-70’i
yem girdisi tutmaktadır. Bu durumda girdi maliyetlerini
aşağıya çekmek işletmenin ekonomik üretim yapmasını sağlamak
için yem üretimini işletmenin kendisinin gerçekleştirmesi
gerekmektedir.
Barınak
sistemi seçiminde etkili ve önemli faktörlerden birisi
iklimdir. Besi için en uygun sıcaklık +4 C ila +24 C
arasındadır. -20 C’nin altı ile +32 C’nin üstü ise arzu
edilmeyen sıcaklıklardır. Süt inekçiliğinde ise sıcaklık +10 C
ile +24 C arasındadır.
Bir diğer
göz önüne alınması gereken unsurda sermaye miktarıdır.
Sermayenin tümü barınak yapımına aktarılmamalı, barınak
yaptıktan sonra işletme sermayesi içinde para gerekecektir.
Onun için en ekonomik şartları sağlayan barınak tipi
seçilmelidir.
Barınak
tiplerini üçe ayırabiliriz.
1- Kapalı
Sistem
2- Yarı
Açık Sistem
3- Açık
Sistem
Akdeniz,
Ege, Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgelerinde yarı açık sistem ve açık sistem seçilebilir.
Ancak bu bölgelerin özellik arz eden sert iklim karakterli
yörelerinde ve Doğu Anadolu Bölgesinde kapalı sistem tercih
edilebilir.
Kapalı
sistem barınakların bazı önemli sakıncaları vardır;
-Sabit
bağlama ve hareketsizlik sığırın hastalıklara karşı direncini
çoğaltır.
-Özellikle
uzun süreli besilerde romatizmal eklem hastalıkları ve kemik
bozuklukları şekillenir. Bu durum sığırın yem yemesini etkiler
ve canlı ağırlık artış hızını yavaşlatır.
-Sığırların önünde otomatik suluk mevcut değilse su içmeleri
kısıtlanır.
-Yaz
aylarında sıcak bölgelerde besi yapma mümkün değildir.
Kapalı ve
sabit duraklı ahırların bazı avantajları da vardır.
Bunlar;
-Bu tip
ahırlarda sığırlar bağlandığından, sığırların kontrolü ve
temizlik kolaydır.
-Her
sığırın canlı ağırlığına göre hesap edilen yem miktarı
kontrollü bir şekilde verilebilir.
-Sığır
tamamen hareketsiz olduğundan karkasları daha fazla yağlı
olur. Buna bağlı olarak ta et randımanları, serbest dolaşımlı
ahırlarda beslenen sığırlara oranla 2-3 puan daha yüksek olur.
Açık
sistemli barınakların da çok önemli avantajları vardır. Bu
avantajlar şöyle sıralanabilir;
-Ahır
yapımı için fazla yatırım gerektirmez. Kapalı ahırlara oranla
en az %70 daha ucuza yapılabilir.
-İşçilik
giderleri çok azdır.
-Bu
sistemde yılın 12 ayı besi yapılabilir.
-Sığır
sağlığına çok uygundur. Sığırlar hastalıklara dirençli
olurlar. Sığırlarda tırnak uzamaları şekillenmez. Ayak ve
eklem hastalıkları çok az görülür.
-Bu
sistemde sığırlar yemleri iştahla yerler ve canlı ağırlık
artış hızları daha fazla olur.
-Bu tip
ahırlarda beslenmiş sığırların karkasları daha kaliteli olur.
-Karkasları aşırı yağlı değildir.
Açık
sistemde kış soğuklarında hayvanın hastalanmasından korkulur.
Ancak uygun besleme koşulları ile -17 C de bile yeterli canlı
ağırlık artışı sağlanabilir.
Bu
bilgiler ışığında ve illerde bulunan Bakanlık İl
Müdürlüklerinde ve T.C.Ziraat Bankası şubelerinde görevli
teknik personelin görüşlerine de müracaat ederek barınak
tipini belirlemede en doğru seçimi yapma yoluna gidiniz.
Damızlık Süt Sığırlarında Dış Görünüş Özelliklerine Göre
Sınıflandırma
Nasıl Yapılmalıdır?
(Başa
Dön)
A)
100 Puan Üzerinden Sınıflandırma:
1) Süt
Tipi ( 100 puan, toplam puanda payı 0.15 ): Burada hayvanın
aşağıdaki özelliklerine bakılır ve idealden uzaklığına
göre değerlendirilir.
- Cidago
(yuvarlaklığı veya keskinliği)
- Kaburga
yapısı (açısı ve açıklığı)
- Beden
harmonisi
- Boyun
(uzunluğu, omuza bağlantısı ve etliliği)
- Sütçülük
özelliği (arkadan ve yukarıdan bakıldığında omuz genişliği)
-
Sırt (düzlüğü, kuvvetliliği)
Bu
kıstaslar göz önünde bulundurularak hayvan 100 puan üzerinden
değerlendirilir. Toplam sınıflandırmada 100 üzerinden bulunan
değer 0.15 ile çarpılarak genel puana dahil edilecek değer
bulunur.
2) Beden
(100 puan, ağırlık oranı 0.20): Hayvanın aşağıdaki
özelliklerine bakılır ve idealden uzaklığına göre
değerlendirilir.
- Büyüklük
(Sağrı yüksekliği ve beden uzunluğu)
- Beden
kapasitesi (Beden derinliği, göğüs genişliği)
-
Sağrı (genişliği, eğimi, uzunluğu, kuyruk sokumunun durumu)
Bu
kıstaslar göz önünde bulundurularak hayvan 100 puan üzerinden
değerlendirilir. Toplam sınıflandırmada 100 üzerinden bulunan
değer 0.20 ile çarpılarak genel puana dahil edilecek değer
bulunur.
3) Ayak ve
bacaklar ( 100 puan, ağırlık oranı 0.25 ): Hayvanın aşağıdaki
özelliklerine bakılır ve idealden uzaklığına göre
değerlendirilir.
-
Tırnaklar (kalınlık, açıklık, yere basış, taban yüksekliği
vb.)
- Kemik
yapısı (inceliği - kalınlığı)
- Bacaklar
(Açısı, duruşu
- Eklemler
(Bilek ve dirseğin kalınlığı, yumuşaklığı, güçlülüğü)
- Diz
(düzgünlüğü, gevşekliği, şişliği)
-
Yürüyüşteki görüntü ( x bacaklılık vb.)
Bu
kıstaslar göz önünde bulundurularak hayvan 100 puan üzerinden
değerlendirilir. Toplam sınıflandırmada 100 üzerinden bulunan
değer 0.25 ile çarpılarak genel puana dahil edilecek değer
bulunur.
4) Meme (
100 puan, ağırlık oranı 0.40 ): Hayvanın aşağıdaki
özelliklerine bakılır ve idealden uzaklığına göre
değerlendirilir.
- Meme
merkez bağı
- Arka
meme yüksekliği
- Arka
meme genişliği
- Meme
tabanı (derinliği)
- Ön meme
bağlantısı
- Meme
tabanının yere paralelliği (ön ve arka memenin aynı hizada
olması)
- Meme
başları (yerleşimi, açısı, ek meme başı, uzunluğu)
- Memenin
damarlı olup olmaması
-
Memenin etli olup olmaması, sütçü yapılılığı
Bu
kıstaslar göz önünde bulundurularak hayvan 100 puan üzerinden
değerlendirilir. Toplam sınıflandırmada 100 üzerinden bulunan
değer 0.40 ile çarpılarak genel puana dahil edilir.
B)
Doğrusal (Linear) Tanımlama:
Doğrusal tanımlamada dikkate alınacak 17 özellik,
a-
Ölçülebilir
b-
Ekonomik değeri olan
c-
Varyasyon gösteren (kıyaslanabilir)
d-
Kalıtsal olan özelliklerdir.
Her bir
özellik için 1 -9 arası puanlama yapılır. Bu puanlama ek
2’deki şemalarda olduğu gibi yapılır.
Bu
özellikler:
1- Sağrı
Yüksekliği: Sağrı kemiğinden yere kadar olan mesafedir.
Vücudun büyüklüğünü ve kapasitesini belirler. Santimetre
cinsinden ifade edilir.
2- Süt
Karakteri: Cidagonun yanlara doğru yaptığı açıya bakılır.
Hayvanın sütçü tipi olması bakımından bilgi verir.
3- Beden
Derinliği: Karnın en sarkık olduğu yer ile sırt arasındaki
mesafedir. Vücudun kapasitesini belirler. Vücut derinliği
arttıkça kaba yem tüketimi de artar.
4- Göğüs
Genişliği: İki ön diz arasındaki mesafedir.
5 - Sağrı
Eğimi ve Genişliği: Sağrı eğimi ve genişliği doğumun kolay
veya zor olmasını önemli ölçüde etkilerler. Sağrının geriye
doğru hafif bir biçimde eğimli olması ve dar olmaması arzu
edilir.
6 -
Arka Bacak Açısı: Arka bacağın eğimi, vücut ağırlığının rahat
taşınması açısından önemlidir. Arka bacağın dikliği
veya yatıklığı ağırlığın ayaklara dengesiz bir biçimde
binmesine yol açar. Buda hareketi zorlaştırır ve sorunlar başlar.Uzun ömürlülüğü oldukça etkilemektedir.
7 -
Tırnak (Taban Yüksekliği): Tabanın (tırnağın arka tarafının)
yerden yüksekliği olup, yere yakın olması veya çok
yüksek olması ayakların hareketini engellemektedir.
8 - Diz:
Arka dizin kalınlığına bakılır. Arka dizlerin iç ve dış
kısımlarının kuruluk, etlilik durumu değerlendirilir.
9 - Arka
Bacak Duruşu: Her iki bacağın duruş pozisyonuna
bakılır.Tırnaklar üzerinde direk etkili bir özelliktir.
10 - Ön
Meme Bağlantısı: Memenin karına doğru vücuda bağlantısı olup,
memenin kapasitesi ve ileride sarkıp sarkmayacağı konularında
önemli ipuçları verir.
11 - Arka
Meme Yüksekliği: Memenin arka bacaklar arasından görülen
bağlantısı olup, memenin kapasitesini tahmin etmeye yarar.
12 - Meme
Merkez Bağı: Memeyi önden arkaya doğru ikiye ayırırcasına
uzanan ve memenin vücuda bağlanmasını sağlayan temel bağ
olan bu bağın belirgin olması arzu edilir. Aksi halde, ileride
memede sarkmalar görülür.
13 - Meme
Tabanı: Vucuda sağlam bir biçimde bağlı olan memenin en fazla
arka diz hizasına kadar inmesi istenir.Daha yukarıda kalan
memelerin kapasite bakımından düşük; daha aşağıda olanlar da
sarkma problemi yaratabilecektir.
14 - Meme
Başı Yerleşimi: Meme başlarının memeye bağlandığı yeri ifade
eder (içe, dışa bakışı değil). Meme sağlığı ve makinalı sağım
açısından önemlidir.
15 - Meme
Başı Uzunluğu: Ön meme başlarının uzunluğunu ifade eder. Uzun
meme başları sağım başlığının tırmanmasına, kısa meme başları
ise sağım başlığının takılamamasına neden olabilir. İyi
yapılamayan sağım ise meme başlarının sağlıksız olmasına neden
olur.
|